Bedeni engelli ama yüreği sağlam

Doğuştan engelli Serkan Yalçın, tekerlekli sandalyeye mahkûm olmasına rağmen 13 yaşındaki bir kızı yabancı uyruklu bir şahsın tacizinden kurtardı.
Uşak Tiritoğlu Parkı’nda sağlam hiçbir kimsenin yardımcı olmadığı olayda, bedenin neredeyse tamamını kullanmaktan yoksun Serkan Yalçın (43) gözünü kırpmadan Suriye ya da Arap ülkelerinden gelmiş mülteciye karşı 13 yaşındaki kızı korudu ve kızı rahatsız eden kişiyi polise teslim etti.
Engelli olduğu için evlenemeyen Serkan Yalçın, bu olayda en çok toplumun duyarsızlığına üzüldüğünü, dünyaya gelmiş tüm çocukların hepimizin çocukları olarak kabul edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
KIZI KORUMAK İÇİN ADAMI TEKERLEKLİ SANDALYE İLE SIKIŞTIRDI
Doğuştan engelli bir insan sağlam yüreği ile hiç kimsenin cesaret edemediği bir olayda 13 yaşındaki kız çocuğunu cinsel tacizden koruyarak, zanlıyı polise teslim etti.
Bedeninin tamamına yakının kullanmayan ve tek başına yaşayan Serken Yalçın, bu dramatik olayı şöyle anlattı: ““İkindi vakitlerinde PTT başmüdürlüğü önü gölge olduğu için tekerlekli sandalyem üzerinde ayaklarımı hareket ettiriyordum. Karşıdan 13 yaşlarında bir kız çocuğu bana yaklaştı. Ağlamak üzereydi ve eli ayağı titriyordu.
– “Ağabey sana bir şey söyleyebilir miyim?” dedi. Ben de
– “Söyle kızım” deyince
– “Şu kırmızı aracın yanında duran adam bir saati aşkın bir zamandır beni takip ediyor. Ç:iğ köfteciye girdim, arkamdaydı, sonra bir buzlaç aldım yine arkamdaydı. Denemek için yolun karşısına geçtim, o da geçti. Birini bekliyor gibi durdum, o da durdu. Nereye gitsem beni takip ediyor. Çok korkuyorum, lütfen bana yardım et” şeklinde yalvardı.
Çocuğa, “Seni evine kadar götüreyim” teklifinde bulundum. Gitmek istemedi ama korkudan titriyor ve yanımdan da ayrılamıyordu. Ben de kız çocuğuna ilerlemesini, takip edip etmeyeceğini görmemizi istedim. Kız ilerleyince adam da hareketlenerek Tiritoğlu Parkı Havuzu çevresindeki banklara yöneldi.
Baktım ki kızı takip ediyor. Akülü tekerlekli sandalyemle havuzla oturduğu bankın arasına girdim ve kaçamayacak şekilde şahsı kıstırdım. Kendisine, “sen ne yapmak istiyorsun? Bu çocuktan alıp vermediğin nedir? diye sordum.
Suriyeli ya da diğer Arap ülkelerinden Türkiye’ye sığınan mülteci olduğunu tahmin ettiğim şahıs bana bir şeyler söyledi. Ben de kendisine, benimle karakola gelmesini, yoksa ortalığı ayağa kaldıracağımı ve kendisi için iyi şeyler olmayacağını belirttim.
Yabancı şahıs, bir şey yapmadığını geveleyerek karakola gelmek istemedi. Ben telefonumdan 155 Polis İmdat’ı aramak istedim. Telefonumda problem olunca yabancı şahsın takip ettiği kız çocuğundan polisi aramasını istedim. Çocuk polisi aradı. Çocuk polisi arayınca şahıs, ayağa kalkarak parkta bulunan vatandaşlara, “Ben bir şey yapmadım. Beni tacizle suçluyorlar” şeklinde kendini savununca, “Senin yaptığın çok ayıp, bu memleket sana ekmek veriyor, seni barındırıyor” şeklinde bağırmaya başladım.
O sırada polis geldi. Kız çocuğu ağlayarak başından geçenleri anlatmaya başladı. Benim de elim ayağım tutmaya başladı. Çocuğun gözyaşlarını görünce kendimi kaybettim. Polisler, yabancı şahsı kelepçeleyerek götürdü.
Çocuğa babasını veya annesini arayarak haber vermesini istedim. Babasının hapiste olduğunu, annesinin işte çalıştığını söyledi. Ben de numaramı vererek bir şey olursa beni aramasını söyledim.
Genç bir polis bana, “Ağabey biz gerekeni yaparız. Sen hiç merak etme. Allah senden razı olsun” deyince dünyalar benim oldu.”
“O ANDA BENİM ÇOCUĞUM OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜM”
Kendisinin doğuştan engelli olduğunu belirten Serkan Yalçın, “Sen yüzde 50 engellisin. O şahsın sana karşı bir şey yapmasından korkmadın mı?” sorusuna da şöyle cevap verdi: “Kız çocuğunu o halde görünce, birden benim çocuğum olduğunu düşündüm. Aklıma başka bir şey gelmedi. Ben bu yaşa kadar engelli olduğum için evlenemedim. Çocukları çok severim. Onlar da beni çok sever. Özellikle kız çocukları benim en büyük yardımcımdır. Çocuğa yardım etmekten başka bir şey düşünmedim. Bir çocuğa taciz yapılsa yine bana bir şey olacağını düşünmeden yardım etmeye koşarım.”
“EN ÇOK DA TOPLUMUN DUYARSIZ KALMASINA ÜZÜLDÜM”
Ben orada adam bağırıp çağırırken, parkta oturan vatandaşlar dönüp bakmaya bile tenezzül etmedi. Herkes,” Aman benden olmasın” der gibi bir havadaydı. Küçücük bir kız çocuğu anası, babası yok. Yarın benim, senin o parkta ilgilenmeyen vatandaşların çocukları da taciz edilebilir. Genç bir ocuk, “Bura ne oluyor?” dedi. O da olayı öğrenince bıraktı gitti. Çocuklarımızı tacizlerden ve kötü emel besleyen kişilerden korumak istiyorsak mutlaka sahip çıkmalıyız. Biz dünyaya getirmesek de tüm çocuklar hepimizin çocuğudur. Bu olayda toplumun duyarsızlığı beni her şeyden çok üzmüştür.”
SALİH KILINÇ / ÖZEL HABER

1,186 toplam okunma, 1 günlük okunma

Yorum Yap