Bir romancının kaleminden annesi

“Veda” adlı ilk romanı yayınlanan Banazlı yazar Sami Samancı, “Ege’de Yenigün Gazetesi” okurları için annesini anlattı..

İşte bir romancının kaleminden kendi annesinin şahsında tüm annelerin özverisini ve değerini anlatan yazısı:

ANNEM

Evimin balkonundan  karşı tarafta ki dört katlı binanın önünde, sanki gökyüzüne ulaşmak ister gibi dördüncü katın dengine uzanmış ceviz ağacı, sol tarafında ki cami ve ara ara insan manzaralarının keyifli seyirlerindeyim..

Her insanın çok sıradan gibi görünsede çok ilginçlikler içeren bir yaşam hikayesi vardır..

Dün annemle biraz balkon keyfi yaptık.. Kendisi seksenbeş yaşında ve şu anda hatalı ameliyat neticesin de bir gözü görmüyor..Annemin çocukluk yılları acı içinde geçmiş..

Durduk yerde rahmetli annesini anlatmaya başladı..

Dört kardeşlerin en büyüğü annem. Henüz on yaşın da iken annesi hastalanıyor..

Sonra ?

Sonrası vahim…

Zavallı annesi, Uşak Akse köyünde ki kız kardeşine haber salıp kendisini Akse’ye götürmesini bildiriyor..Zavallı kadının köyüne gidiş hikayesi ayrı bir dram..

Bir iki ay gibi kısa sayılabilecek bir zaman içinde ağırlaşıp çocuklarını görmek istemesi üzerine annem ve bir küçük kardeşi Akse köyüne götürülüyor..

Annem on yaşını yeni devirmiş..

Annemin iki yaş küçüğü teyzem, onun küçüğü üç yaşın da, en küçükleri henüz üç-beş aylık..

 

Köyün içinde bir feryat ki iki yetişkin adam annemi teselli edemiyor..İki yaş küçük kardeşiyle feryatları köyü yangın yerine çeviriyor..

Annesine son sarılışın acı hikayesi tarifi zor kederlere gark etti beni..

Annem dün çocuk gibi hıçkırıklara boğulup ağladı..Onun ağlamasındaki nayiflik ve sesinde ki masumiyet çok dokunaklı geldi bana. Sesi bir çocuk ağlama sesinden zerrece farklı değildi..

Sonra annesinin lezzetli yemeklerinden bahsetti. Bir seferin de evlerinin bahçesin de ki fırında ekmek pişiren kadınlara kendi bahçesinden topladığı bir kucak mısırı önlerine döküp, közleyip yemelerini söylemesi üzerine kadınların nasıl sevindiklerini gözlerinin içi gülerek anlattı..

Anneme, başka anneanneme ait hatırladıkların varmı diye sordum..

Ne acıdır ki fazla bir şey hatırlamıyor annesine dair..

Silik, flu, ezik ve yarım bir çocukluk annemin çocuklığu..

Evimizin karşısında ki  ceviz ağacının yalnızlığı gibi annemin yalnızlığı..Şimdi ben yanındayım, bir başka gün yine tek başına..

Caddenin karşısında ki ceviz ağacının gökyüzüne ulaşmak isteyen görüntüsüyle örtüşüyor şimdiki vaziyeti..

Çokca acılı…

Asabi..

Ve dokunsan ağlamaklı..

Annem işte..

538 toplam okunma, 1 günlük okunma

Yorum Yap