“Mavi Marmara Kararını Kabul Etmiyoruz”

 “Mavi Marmara Kararını Kabul Etmiyoruz”

Erbakan Vakfı Uşak İl Temsilcisi Halil Kılıç, Vakıf olarak “Mavi Marmara” davasının düşürülmesini kabul etmediklerini söyledi.

İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, 10 kişinin ölümü ile sonuçlanan Mavi Marmara Gemisine İsrail tarafından yapılan baskın ile ilgili davanın düşürülmesine tepki gösteren Halil Kılıç, şehitlerin davasını yarım bırakmayacaklarını belirtti.

“İSRAİL- TÜRKİYE ARASINDAKİ ANLAŞMA DAVAYI DÜŞÜRDÜ”

Erbakan vakfı Uşak İl Temsilciliği binasında düzenlediği basın toplantısında konuşan Hali Kılıç, Erbakan Vakfı olarak davanın düşürülmesini kabul etmediklerini açıkladı.

Kılıç, “İsrail’in Gazze’de uluslararası hukuku hiçe sayarak uyguladığı insanlık dışı ambargonun kaldırılması için gerçekleştirilen MAVİMARMARA girişiminin, uluslararası sularda terör devleti İsrail tarafından silahlı terör eylemi ile engellenmesi sırasında şehit edilen 10 vatandaşımızın katillerinin cezalandırılması adına açılan dava, mahkeme tarafından düşürüldü” dedi.

Kılıç, basın açıklamasına şu soruları sorarak devam etti:

“Davanın düşürülmesine gerekçe olarak İsrail ile Türkiye arasında yapılan anlaşma gösterildi.

Sormak istiyoruz; hangi bedel, hangi anlaşma, hangi çıkar uğruna katillerin yakasını bırakıyoruz?

Sormak istiyoruz; hangi menfaat şehitlerimizin kanından daha değerli?

Sormak istiyoruz; hangi hukuk kuralı katillerin tarafında yer alıyor?

Sormak istiyoruz; ne oldu da kan dökmeyi iyi bilenler, kanı dökülenlere tercih edilir oldu?

Hani katilin affı ancak katledilenlerin yakınları tarafından mümkün olurdu? Ne çabuk unutuldu sözler? Ne çabuk sünger çekildi atılan nutukların üzerine?

“KUDÜS VE MESCİD-İ AKSA KURTULAN KADAR MÜCADELE”

Unutulmasın ki; tarihin sayfalarına yazılan bu katliamıda, bu katliamı yapan katilleri de asla unutmayacağız ve unutturmayacağız.

Unutulmasın ki; bu katillerin yakasını asla bırakmayacağız ve Dünya Siyonizmi ile mücadelemizden bir adım geri atmayacağız.

Unutulmasın ki; şehitlerimizin davasını yarım bırakmayacağız.

Merhum liderimiz Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın hayatı ve mücadelesi boyunca ilk gündem maddelerinden biri olan Filistin, Kudüs ve Mescid-i Aksa, Siyonist işgalden kurtulup özgürlüklerine kavuşana kadar mücadelemize devam edeceğiz.

Alınan bu kararı kabul etmediğimizi, Aziz Milletimizin vicdanlarında da kabul edilmediğini yüksek sesle haykırıyor, Erbakan Vakfı olarak bu süreçte üzerimize düşen her türlü görevi yerine getireceğimizi kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.”

MAVİ MARMARA OLAYI NEDİR?

Mavi Marmara gemisi birçok, milletten, dinden aktivistler, gazeteciler, sanatçılar, gönüllüler İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ambargoyu kırmak için Sarayburnu’dan demir aldı ve menziline doğru harekete geçti.

İsrail, 31 Mayıs 2010 tarihinde, uluslararası karasuları kanunlarında karasuyu sayılmayan 70 km açıklarında Mavi Marmara gemisine operasyon düzenledi. İsrail onlarca asker, gemi ve helikopterle düzenlediği operasyonda 9 Türk vatandaşını şehit ederken birçok yolcuyu da yaraladı.

O Gece gemiye yapılan operasyon öncesi gemiye özel bir sistemle kurulan canlı yayın vericilerini engelledi. İsrail silah ve mühimmat taşıdığını iddia ettiği Mavi Marmara gemisine önce botlarla yanaştı ardından havadan helikopterle askerler gemiye indi. Ellerinde hiçbir silah bulunmayan Mavi Marmara yolcularına tam teşekküllü silahlarla müdahalede bulunan İsrail askerleri tarafından açılan ateş sonu 10 kişi hayatını kaybetti bazıları ağır olmak üzere 50’den fazla kişi yaralandı.

SAVCI, MAVİ MARMARA DAVASININ DÜŞÜRÜLMESİNİ İSTEDİ

İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya, tüm şikayetçi ve avukatların duruşma salonunu terk etmelerinin ardından ara verildi. 45 dakikalık ara sonrasında yeniden başlayan duruşmada, sadece İsrailli askerlerin avukatları hazır bulundu. Savcı Hüseyin Aslan, davanın düşürülmesi yönündeki talebini tekrar etti.Daha sonra mahkeme heyeti kararını açıkladı.

Oy birliğiyle verilen kararda, “İsrail Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki anlaşmanın 4. maddesinin 2. cümlesiyle ‘Her halükarda bu anlaşma İsrail’in, İsrail adına hareket edenlerin ve İsrail vatandaşlarının Türkiye Cumhuriyeti veya Türk gerçek veya tüzel kişileri tarafından konvoy hadisesi ile ilgili olarak, kendilerine yönelik doğrudan ya da dolaylı olarak Türkiye’de yapılmış ve yapılacak her türlü hukuki ya da cezai talebe ilişkin her türlü sorumluluktan tamamen muaf tutulmalarını sağlayacaktır’ hükmü dikkate alındığında kovuşturmaya engel şart getirildiği ve bu şartın gerçekleşmeyeceği anlaşıldığından mahkememizde görülmekte olan bu kamu davasının düşürülmesine” hükmedildiği belirtildi.

HABER/ SALİH KILINÇ

Sayfa 5 man erbakanvkfi (1)

 

589 toplam okunma, 1 günlük okunma

Yorum Yap