Rektör Vekili Prof. Dalkıran; “FETÖ en büyük yarayı dinimizde açtı”

Uşak Üniversitesi ve Uşak Müftülğü’nün beraber düzenledikleri “15 Temmuz Darbe Girişimi ve Milletin Zaferi” gerçekleştirildi. Burada konuşan Uşak Üniversitesi Rektör Vekili Prof.Dr.Sayın Dalkıran ;”En kötü tarafı dini duygularımızın istismar edilmesiydi. En büyük yarayı dinimizde açtılar, en büyük yarayı dini cemaatlere ve gruplara verdiler, onlara darbe vurdular. Nerden bakarsanız bakın o insanları kesinlikle ve kesinlikle tekrar ediyorum öyle diğer dini cemaatlere dini gruplara, vakıflara, derneklere hoş bir bakışları yoktu. Varsa da yoksa da kendileriydi.” dedi
Program saygı duruşu ve istiklal marşı ile başladı ardından İbrahim Karasakal ve Arif Karabacak sala, ezan ve Kur’an -ı Kerim tilaveti gerçekleştirdir. Uşak Üniversitesinde yeni yapılan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın isminin verildiği salonun açılışı15 Temmuz gibi anlamlı bir günde yapıldı. Salonun 1071 koltuk sayısında olması Malazgirt’e çağrışım yaptı.
“Nasıl bir hain yapıyla karşı karşıya olduğumuzu bilme açısından şuradan başlamak istiyorum” diyerek konuşmasına başlayan Dalkıran; ” Yıllarca Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Bey Başbakan iken gördü ki tabanı hizmet, ortası ticaret, üstü ise ihanet olan bir yapı. ve böyle bir yapı. Evet belirli bir sürece kadar taban hizmetti. Ama artık öle bir noktaya gelinmiştir ki o ihanetler tek tek ortaya çıkmıştır. Artık bundan sonra da onların bir masumiyeti söz konusu değildir. ne tabanının ne ortasının zaten üstü başta da ihanetti bu güne kadar ihanet olarak devam etti. Bu bizim içimizden çıkan bir grup, içimizden çıkan bir cemaat, içimizde oluşan bir yapı, bir zümreleşme hareketi asla değil. Bu tamamen bir projeydi ve bu proje Amerikan destekliydi, İsrail destekliydi, Batı destekliydi. O gün böyle başladılar. Kimse kalkıp ülkesine okullarınızı açın demez. Orada küçük bir dernek küçük bir vakıf bile açmak için bin dereden su getiren devletler sonuna kadar neden kapıların açtılar. 150 civarındaki devlette bunlar Türk okulu adı altında okullar açtılar. Türkçe mi öğrettiler? Bizim Türk benliğimizi mi öğrettiler? Örfümüzü, geleneğimizi, adetimizi mi öğrettiler? İnancımızı mı taşıdılar? Kaç insanı Müslüman yaptılar? Hayır, bunların hiçbiri yok. Eğitim dilleri İngilizceydi tamamen Amerika’nın oradaki bir uzantısıydı. Tabiri caizse onlar orada Amerika’nın sözcüsü, propagandisti gibi çalıştılar ve bakın öyle bir yapıyla karşı karşıyayız ki…
Bir dönem bunlar yavaş yavaş belirmeye başladığında Sayın Cumhurbaşkanımızın bir ifadesi vardı yine ifade edeceğim bunlar Haşhaşi diyordu. O dönemde bu tarife karşı çok sert olarak karşı çıkanlar oldu. kabul etmeyenler oldu, olmaz bu kadar da denildi. Halbuki ben mezhepler tarihçisiyim, Haşhaşiliği, Batıniliği, İsmailliği ve benzeri yapılanmaları gerçekten bildiğimi düşünüyorum. Yıllarca okudum ve okuttum bunları. Bu yapının İsmaillik ve Batınilik ile karşılaştırıldığında Cumhurbaşkanımızın tabiri ile Haşhaşilik ile karşılaştırıldığında Haşhaşilere rahmet okutacak ve Hasan Sabbah’ a fatiha okutabilecek noktaya getiren bir yapılanmayla karşı karşıyayız. Öyle bir süreç yaşattılar ki… Şimdi Türkiye noktasından baktığımızda 40 küsur yıl öncesinde başlayan bir yapılanma, nedeyse 50 yıla yaklaşıyor. İyi seçmişler, rolünü iyi oynayan birisini seçmişler, o hain herifi seçmişler. O günden bu güne kadar o göz yaşları aslında kin gözyaşlarıydı. İnsanları etrafından toplamayı başardı. En kötü tarafı dini duygularımızın istismar edilmesiydi. En büyük yarayı dinimizde açtılar, en büyük yarayı dini cemaatlere ve gruplara verdiler, onlara darbe vurdular. Nerden bakarsanız bakın o insanları kesinlikle ve kesinlikle tekrar ediyorum öyle diğer dini cemaatlere dini gruplara, vakıflara, derneklere hoş bir bakışları yoktu. Varsa da yoksa da kendileriydi. Ama kişiliksiz ama takiyye vb. ne varsa Batınilikte kullandılar. Haşhaşilikteki tüm tabirler tüm yöntemler bunlarla senli benli oldu.” şeklinde konuştu.
“ALLAH ONLARIN OYUNLARINI BOZMAYA MUKTEDİRDİR, YETER BİZ GÖREVİMİZİ YAPALIM”
Dalkıran konuşmasını şu şekilde sonlandırdı; “Allah onların oyunlarını bozmaya muktedirdir, yeter biz görevimizi yapalım. Allah’ın inayetiyle Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli duruşuyla, milletimizin metaneti ve kahramanlığıyla, İslam ümmetinin duasıyla , gençlerimizin feraseti ve vatanperverliğiyle 15 Temmuz kara günü öyle bir aydınlatıldı kil… Evet 250 şehit verdik,2 bin 500 civarında yaralımız var, lakin Allah’ın izniyle bu İslam ümmeti Türk milleti asla yıkılmadı, yıkılmayacak, parçalanmadık, parçalanmayacağız.”
Uşak Üniversitesi Genç Tema Topluluğu tarafından 15 Temmuz şehitleri için hazırlanan fidan dikim belgesi Rektör Dalkıran’a teslim edildi.

HABER / BAYRAM KELEŞ

Rektör 15 Temmuz konuşması (1)

Rektör 15 Temmuz konuşması (2)

Rektör 15 Temmuz konuşması (3)

288 toplam okunma, 1 günlük okunma

Yorum Yap