Şeker hastalığı dünyanın kâbusu oldu

Dünyada 382 milyon insan diyabet (Şeker) hastası, ülkemizde ise son 15 yılda şeker hastası sayısı 3 katına çıktı. Nüfusu yaklaşık 80 milyon olan ülkemizde her 14 kişiden birisi şeker hastası olarak görülüyor.

Uşak Kamu Hastaneleri Birliği (KHB) Genel Sekreterliği, bu korkunç rakamların artmaması için AKM’de “Diyabet ve Ayak Sağlığı” konulu bir panel düzenledi. Panele konuşmacı olarak; Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Estetik Cerrahi  Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Barutçu, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi  Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Nur Yapar ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Diyabet Eğitim Hemşiresi Uzman Hemşire Nalan Aydın katıldı. Panele damgasını vuran olay ise Uşak Valisi Ahmet Okur’un konuşması oldu. Kendisinin de diyabet hastası olduğunu belirten Vali Okur, hastalıkla mücadelede morali yüksek olmanın önemine ve doktor önerilerine uyulması gerektiğine dikkat çekti.

“HASTALIKLA MÜCADELE SİZDE BAŞLAR SİZDE BİTER”

“Diyabet ve Ayak Sağlığı” konulu panel, Saygı Duruşu ve istiklal Marşı okunmasıyla başladı. Uşak KHB Genel Sekreteri Uzman Dr. Yalçın Atlı açılış konuşmasında diyabet hastalığını dünyanın kâbusu olduğunu belirterek konuklara “Hoşgeldiniz” dedi.

Uşak Valisi Ahmet Okur da bir konuşma yaptı. Kendisinin de bir diyabet hastası olduğunu belirten Vali Okur, “Bana teşhis konduğunda hastalığımı kabul edemedim. Doktorları dinlemedim. “Ben yürüyüş yapıyorum, koşu yapıyorum, perhiz yapıyorum” diye düşündüm. Aslında doktorları dinlemem gerekirdi” şeklinde yakındı.

“ŞEKER HASTALIĞI BANA AİLEMDEN KALITIMSAL OLARAK GEÇTİ”

Şeker hastalığı asrımızın hastalıklarının başında geldiğini kaydeden Vali Okur, “Buna bağlı olarak ilerleyen zamanlarda kalp hastalıkları ve diğer hastalıklar da görülebiliyor. Şeker hastalığını baştan düşünerek ona göre beslenmek, çocuklarımızı da baştan ona göre beslemek gerekiyor. Hastalandıktan sonra bu işin çaresi yok. Hastalanınca doktor ne derse tamam diyeceksiniz. Bu işin muhatabı doktorlar değil. Hasta olduktan sonra sadece onların dediğini yapacaksınız. Moralinizi bozmadan hastalığı kabul edip, doktor önerileri ile yaşamınızı sağlıklı bir şekilde sürdüreceksiniz” dedi.

Okur, “Biz kendimizi düşünüyor ve kaliteli bir yaşam sürmek istiyorsak çok dikkatli yaşamak zorundayız. Benim anne tarafında kalıtımsal olarak şeker, baba tarafında kalp hastalığı var. Dolaysı ile çok dikkat etmek zorundayım.

İnşallah hocalarımızın buraya kadar teşrif edip bizi bilgilendirmek için gelmelerinden yeterince istifade ederiz. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Dediğim gibi, hastalıkla mücadele etmek bizde yani kendimizde bitiyor. Hepinize geçmiş olsun diyorum ve bu panelin konferansın başarılı geçmesini diliyorum” şeklinde sözlerine son verdi.

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Estetik Cerrahi  Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Barutçu, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi  Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Nur Yapar ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Diyabet Eğitim Hemşiresi Uzman Hemşire Nalan Aydın, katılımcılara şeker hastalığı ve korunma yöntemleri ile ayak sağlığı hakkında bilgi verdi.

482 toplam okunma, 2 günlük okunma

Yorum Yap