Sezer; “Bu sözler ancak iftirayı meslek edinmiş bir müfterinin sözleri olabilir”

MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Öztürk’e tepki gösteren Uşak Alperen Ocakları Başkanı Mehmet Sezer;

“Bu sözler ancak iftirayı meslek edinmiş bir müfterinin sözleri olabilir”

Uşak Alperen Ocakları Başkanı Mehmet Sezer, katıldığı bir televizyon programında “BBP’yi FETÖ kurdu” diyen MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Öztürk’e cevap verdi. Sezer yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı; ” Ey Oktay Öztürk, Ülkücü olduğun iddiasında mısın bilmiyorum fakat,Bu sözler ancak iftirayı meslek edinmiş bir müfterinin sözleri olabilir, töresi olan bir ülkücünün değil…Ülkücülük her şeyden önce edebini ve haddini bilmektir. Şahsiyettir,ahlaktır, erdemdir, seviyedir, seciyedir ülkücülük…”

Sezer’in yaptığı açıklama şu şekilde ; “MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Öztürk Kanal 7’de katıldığı bir programda, ülkücü edebine yakışmayan bir dil kullanmış ve ”BBP’yi Fetö kurdu” şeklinde talihsiz bir beyanda bulunmuş…

Öncelikle BBP’yi açtığı kutlu yolda yürümeyi şeref bildiğimiz Şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun kurduğunu hatırlatalım…

Ey Oktay Öztürk, Ülkücü olduğun iddiasında mısın bilmiyorum fakat,

Bu sözler ancak iftirayı meslek edinmiş bir müfterinin sözleri olabilir, töresi olan bir ülkücünün değil…

Ülkücülük her şeyden önce edebini ve haddini bilmektir. Şahsiyettir,ahlaktır, erdemdir, seviyedir, seciyedir ülkücülük…

Hangi politik niyetle söylenirse söylensin, şimdi sana cevap veremeyeceğini bildiğin bir liderin;

Kırk yıllık siyasi hayatında hiç kimsenin hiç bir eğri çizgi bulamadığı bir liderin gönüllerdeki tahtını sarsabileceğini sanarak iftira atmak bir ülkücünün işi olamaz!…

Babasından sonra en büyük saygıyı gösterdiği ‘Başbuğuna’ bile iradesini teslim etmemiş bir liderin bir terör örgütüne teslim olduğunu söylemek ülkücünün işi olamaz…

Liderlerin, şeyhlerin, hacıların, hocaların yanılmazlığı üzerine kurulmuş bütün yapıları karşısına alarak ‘istişare ve şura’yı ilke edinmiş bir hareketin liderine iftira atmak bir ülkücüye yakışmaz…

Hiç bir kapalı kapı ardında, hiç bir karanlık odakla temas kurmamış,Özel görüşmelere bile yanına iki arkadaşını alarak gitmiş bir lidere bu iftira yapılmaz…

Namluların karşısında, zindanlarda ve çile yumağının içinde örgülenmiş çetin imtihanlardan hep alnının akıyla çıkmış bir lidere atılan bu iftira ülkücünün işi olamaz…

Değişik güç odakları tarafından ayaklarının altına serilen başbakanlık, bakanlık tekliflerini, maddi yardımda bulunarak partisinin önünü açma tekliflerini reddeden, hiç bir güç odağına yaslanmadan, yüzde birlere mahkum olma pahasına bağımsız ve bağlantısız siyasetin nasıl yapılacağını cümle aleme ispatlayan bir lidere bu iftirayı atmak vebaldir…

Hayatının her kesitinde ‘İki saniye sonrasına garantisi olmayan bir dünya için fırıldak olmama’ şuuruyla hareket etmiş bir lidere bu laf söylenmez…

Muhsin Yazıcıoğlu’nun adı da soy adı da ülkücüdür.

Adamlıktan ve delikanlılıktan başka hiç bir sıfat tutmaz onda…

Eğer ülkücüyseniz çamur politikanın diliyle konuşmayacaksınız;

Eğer çamur politika yapacaksanız ”Ülkücüyüm” demeyeceksiniz…

Muhsin Yazıcıoğlunu bir vatan hainleri sevmedi bir de MHP içinde yuvalanmış çilesiz, ülküsüz, oportünist politikacılar…

Muhsin Yazıcıoğlu ‘birlik’ sevdalısı bir Müslümandı.

Nerede ‘Allah’ diyen bir ‘Allah dostu’ varsa ziyaret eder, hayır duasını alırdı…

Nerede bir ‘cemaat veya tarikat’ müntesibi varsa gadre uğramış, yardımına koşardı…

Sekülarizmin ve kapitalizmin ritmine ayak uydurdukça basiretleri bağlandı birçoğunun…

Anlamadılar…

Her nerede bir ülkücünün başı dara düşse Muhsin Yazıcıoğlu’na koşardı.

Sonra, ülkücülüğü politikacılık zannedenlerin kirli ağızlarından çirkin laflar döküldü Muhsin Yazıcıoğlu’na Dair.

Biz Muhsin Yazıcıoğlu’nu anlatacağız Herkese. Allah’ın izniyle…”

HABER- BAYRAM KELEŞ

42 toplam okunma, 2 günlük okunma

Yorum Yap