Son usta işini minyatürlere döktü

Banaz İlçesine bağlı Ulupınar Köyünde yaşayan Şerafettin Çelik, el emeği ile yaptığı tarım ve demir aletleri imalatı modernizasyona kurban olunca, aletlerin minyatürünü yaparak mesleğini sanata dönüştürdü.
Kağnı, döven, pulluk, yaba, tırmık gibi tarımsal üretimde kullanılan aletleri üç kuşaktır el ile yaparak geçimini sağlayan bir aileden gelen 81 yaşındaki Şerafettin Çelik, sanayileşmeyle yok olan mesleğini minyatür yaparak devam ettiriyor ve mesleğine olan özlemini gideriyor.
Çelik’in yaptığı en ilginç iş ise tuvalet kağıdı ve yemek peçetelerinin takılacağı ilginç aletler olmuş. Ulupınarlılar ve civar köylüler, Çelik’in ahşaptan elle yaptığı aparatlara büyük ilgi gösteriyor.
ÜÇ KUŞAK ELLE TARIM ALETLERİ ÜRETTİ
Dedesi Şerafettin, babası Sadık ve 81 yaşındaki Şerafettin Çelik, tam üç kuşaktır kendi el emeği ile ürettikleri, kağnı, saban, döven, pulluk, yaba, tırmık gibi tarım aletleri ile geçimlerini sağlamış ve civardaki tüm köylerin tarım aleti ihtiyaçlarını karşılamışlar.
Aynı zamanda demircilik yapan ailenin son kuşak temsilcisi Şerafettin Amca, el emeği ürünlerin teknolojiye yenilmesi karşısında fazla direnememiş, köylü, daha çok üretim yapmak amacıyla fabrikada yapılan tarım aletlerine dönünce mesleğini bırakarak emekli olmak zorunda kalmış.
Eşi vefat eden 7 çocuğu ve 38 torunu olduğunu söyleyen Şerafettin Amca, bir başına kalınca, hakiki ahşap ve demir malzemeden hobi amaçlı olarak biblo şeklinde üretime başladığını söyledi.
Doğduğu evi maket üretilen bir atölye haline getiren Şerafettin Amca, tüm el emeği göz nuru eserlerini burada yapıyor. Kulakları da az duyan Şerafettin Amca, “Ben bu köyde doğdum, hep burada yaşadım. Yunanlılar, kaçarken köyümüzü yakmış. Babam ve dedemden Kurtuluş Savaşı öykülerini duyarak büyüdüm. Birçok yakın akrabalarımızın şehitlik hikâyelerini dinledim. Onun için köyüm Ulupınar’ın yeri bende başkadır” dedi.
MAKETLERİ BİR KÜLTÜRÜ GELECEK NESİLLERE AKTARIYOR
Tarım aletlerini üretemeyince boşluğa düştüğünü söyleyen Şerafettin Çelik, “Ben de önce bu boşluğu gidermek için ağaçtan küçük küçük tarım aletleri üretmeye başladım. Baktım, ömründe hiç bu aletleri görmemiş ve kullanmamış gençler, benim maketlerime çok ilgi gösteriyor. Bu kez, bu yörede yaşayan insanlarımızın, atamızın, ceddimizin, kullandığı ve bize bıraktığı kültürel mirasın yok olmasına gönlüm razı olmadı. Bu kez daha büyük bir şevkle tarım aletleri maketi üretmeye başladım. Bu yolla eski dönemde kullandığımız her şeyin çürümesi ve yok olmasına engel olduğumu düşünüyorum ve atalarımızın gelenekleri ve göreneklerini canlandırmış oluyorum. Bu da bana büyük sevinç veriyor” şeklinde duygularını aktardı.
KONUKLARI KAPIDA ASILI 117 YILLIK KAĞNI TEKERİ KARŞILIYOR
Evin kapısında 1900 yılında yapılan bir kağnı tekerini asan Şerafettin Çelik, “Bazı gençler, tarım aletleri maketlerimi çok beğeniyor ve satın alıyor. Maketler çok para getirmiyor. Ama yine ağaçtan el işi olarak yaptığım, tuvalet kağıdı ve peçete tutacakları yöre halkından büyük rağbet görüyor. Onlardan para kazanabiliyorum. Benim evime giren hiçbir şey atılmaz. Atılan eski çanak antenlerden yemek masası veya sehpa yaparak değerlendiriyorum” dedi.

SALİH KILINÇ / ÖZEL HABER

safya 6 man seref  (8)

safya 6 man seref  (9)

safya 6 man seref  (10)

safya 6 man seref  (11)

safya 6 man seref  (6)

1,107 toplam okunma, 2 günlük okunma

Yorum Yap