Ulubey ve Karahallı Köylüleri derelerin kirliliğine isyan etti

Ulubey ve Karahallı Köylüleri derlerin kirliğine isyan ederek yetkililerden derelerin kirliliğinin durdurulması için önlem alınmasını istediler.

Uşak’ın akan kanalizasyon atıkları, Karma OSB atıkları yüüznden kirlenen Ulubey Dersi’nin ardından, havzanın en temiz akarsuyu olan Banaz Çayı’nda yaşanan kirlilikte köylüleri isyan ettirdi.  Yayalar Köyünde  yapılan 2 bin hayvanlık işletmenin Banaz Çayına boru döşeyerek tezekleri boşalttığını kaydeden Alfaklar Köylüleri, Banaz Çayı’nın da Dokuz Sele Çayı’na dönmemesini istedi

“SULARIMIZ VE TOPRAKLARIMIZ 4. SINIF OLDU”

CHP Uşak İl Başkanı Ali Karaoba, CHP Uşak Milletvekili Özkan yalım, CHP Uşak Merkez İlçe başkanı Sevinç Soyer Yazgan, CHP Ulubey İl Genel Meclisi Üyesi Selim Saka ve CHP Sivaslı İl Genel Meclisi hasan Hüseyin Erdem’in de katıldığı basın açıklamasını Selim Saka okudu.

Saka,  “Yaklaşık 30 yılı aşkın süredir Uşak ve çevresinden gelen kimyasal ve evsel atıklarca Ulubey Dereleri kirletilmektedir. Bu kirlilik sadece Ulubey Dereleri ile kalmamakta olup Banaz çayı ile birleşerek Adıgüzel Barajı’nı devamında ise Büyük Menderes havzasını kirletmektedir.  Bu sorun sadece Ulubey ya da Uşak’ın değil bütün bir havzanın sorunudur. Sorunu kaynağında tespit edip önlem almak Uşak’ın ana meselelerinden birisi olmalıdır” dedi.

Ulubey halkı tarafından 1990’lı yıllarda çeşitli davalar açarak ve  gösteriler yapılarak seslerini duyurmaya çalıştıklarını söyleyen Saka, “Davalar muhatap bulunamadığı için sonuçsuz kalmış, Ulubey halkının sesi yetkililere ulaşamamıştır.O dönem Doçent olan Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Lütfü Özav tarafından 1998 yılında yapılan bir araştırmada, “Kirliliğin boyutları korkunç seviyededir. Ulubey Deresi civarında yer alan verimli topraklar çorak araziye, dere suyu ise 4. sınıf suya dönüşmüştür. 4. sınıf sular tarımda ve hayvan sulamada kullanılamayacak derecede kirli olan sulardır” ifadesine yer verilmiştir.  Ayrıca söz geçen araştırmada, “Bugün sular temiz aksa bile doğanın kendini yenilemesi yaklaşık 600 yılda gerçekleşecektir” görüşü de yer almaktadır. Bugün güncel sonuçlara bakıldığında kirlilik artarak devam etmektedir” ifadesini kullandı.

DERENİN KATİLLERİ KARMA OSB UŞAK BELEDİYESİ VE SANAYİLER

Ulubey İlçesi merkez Mahalle Muhtarları tarafından 2013 yılında Cumhuriyet Başsavcılığına  “Çevre Kanunu Muhalefet” suçu işlendiği yönünde şikayette bulunulduğunu hatırlatan Selim Saka, “Şikayet üzerine Uşak Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından bir rapor hazırlanmıştır. Raporda kirleten unsurlara olarak; Uşak Karma ve Deri OSB’den gelen atıklar, diğer sanayi kuruluşlarından gelen atıklar, Uşak Belediyesi tarafından dereye boşaltılan kanalizasyon atıkları ve köylere ait kanalizasyon atıkları gösterilmiştir. Bu raporda çözüm önerileri yer almış fakat gereği yerine getirilememiştir” şeklinde yakındı.

Ulubey Kanyonlarının il turizmi için önemli bir noktada bulunmasına dikkat çeken Saka, “İlçemizde yer alan cam teras turizmin gelişmesinde önemli bir yer teşkil etmektedir. Kanyonları görmeye gelen ziyaretçilere kirli sudan başka sergileyebileceğimiz hiçbir şeyimiz yok. Bunun yanında sadece Ulubey sınırlarında bin dönüm sulak arazi atıl vaziyettedir. Sulu tarımın önem kazandığı bu dönemde kıraç arazilerde sulu tarıma yatırım yapmak yerine, ilimizin ekonomisi ve doğal yaşamın korunması adına derelerin kirlenmesi için önlem almak daha mantıklıdır” dedi.

BANAZ ÇAYI DOKUZ SELE ÇAYI OLMASIN

Karahallı ilçesine bağlı Alfaklar Köyünden geçen Banaz Çayı’nda da yaşanan kirlilikte yörenin en temiz çayının Dokuz sele Çayı’na dönmek üzere olduğunu gözler önüne serdi.

Avgan Köyü Muhtarı Mümin Bayar, “Sivaslı ilçesine bağlı Yayalar Köyünde siyaseten arkası kalın bir işadamı yaklaşık 2 bin büyükbaş hayvanı barındıran bir çiftlik kurmuş. Boru ile tezekli sularını Banaz Çayı’na boşaltıyor. Ayrıca civardaki mermer ocakları da pisliklerini Banaz Çayı’na döküyor. Köyler kanalizasyonlarını boşaltıyor. Bu yörenin en temiz akarsuyu hızla Dokuz sele Çayı’na dönüyor.  Basın yolu ile tüm kamuoyuna ve yetkililere yalvarıyorum. Ne olur bu çevre katliamını durduralım” dedi.

Alfaklar Köyünden 65 yaşındaki Nesli Korkmaz Nine de,” daha iki yıl evveline kadar bu derede torunlarımız yüzerdi. Çocukluğumuz ve gençliğimizde bizde dereye girer suyunu içerdik.  Şu an simsiyah katran gibi bir su akıyor. Ne içilir ne de tarım yapılır. Bu suyla sulanan ürünleri yiyenler kanser olur. O arakası kalın kimse devlet ona dur desin. Parası var diye denizi kirletmeye ocağımızı söndürmeye hakkı yok” şeklinde öfkesini dile getirdi.

HABER / SALİH KILINÇSAYFA 2 MAN ulubeydere. docx (8) SAYFA 2 MAN ulubeydere. docx (11) SAYFA 2 MAN ulubeydere. docx (12) SAYFA 2 MAN ulubeydere. docx (15)

2,031 toplam okunma, 3 günlük okunma

Yorum Yap