Uşak Gazeteciler Derneği Başkanı Salih Kılınç; “Murat Dağı’nda Siyanürle Altın Aramak Ege İçin Bitişin Başlangıcı Olur”

Uşak Gazeteciler Derneği Başkanı Salih Kılınç ve emekli öğretmen Mehmet Çamcı Murat Dağı’nda siyanürle altın aranacağı yönündeki iddialara yönelik açıklamalarda bulundu. Böylem bir çalışmanın başta Uşak olmak üzere doğal dengeyi bozacağını ileri süren Kılınç Murat dağında siyanürle altın aranmasının Ege için bitişin başlangıcı olacağını iddia etti.

Uşak’ta 30 yıldır gazetecilik yapan ve dağcılık sporuyla ilgilenen Uşak Gazeteciler Derneği Başkanı Salih Kılınç Murat dağında siyanürle altın aranmasının Ege için bitişin başlangıcı olacağını iddia etti. Kılınç; ” Murat Dağı dağcılık ve doğa sporlarıyla uğraşan insanlarımızın en birinci gezdiği ve tercih ettiği yerdir. Çünkü burada çok önemli tabiat varlıkları ve kültürel varlıkları vardır hem onları görüyoruz hem tertemiz hava alıyoruz.

Murat dağı, Uşak, Kütahya, Eskişehir üçgeninde yer alır ve Ege Bölgesinin çatısıdır, 2312 metre yüksekliğinde gerçekten Ege Bölgesinin çatısıdır ama asıl önemi de şudur;  Murat Dağı’ndan doğan 5 nehir Büyük Menderes, Küçük Menderes, Nilüfer,Susurluk, Porsuk ve bunlardan beslenen Sakarya Çayı  Ege, Marmara ve Karadeniz’e dökülmektedir. Aynı zamanda Murat Dağı’ndaki doğal bitki örtüsü doğada ender bulunan yerlerdendir. Her türlü ağacı orada bulabiliyoruz hatta Uşak’ın simgesi sayına bin yıllık ağaç Tepedelen Çamı da Murat dağında bulunmaktadır.

Murat Dağından doğan 5 nehir Afyondan başlayarak Denizli, Aydın, Söke Ovası’nı sulamakta su ihtiyacını gidermekte ve tarım yapılmasını sağlamakta  buradan Ege Denizi’ne dökülmektedir, öte yandan kuzeyde Gediz nehri Salihli Ovası Bakırçay dediğimiz İzmir, Menemen, Bergama tarafından yine Ege Denizi’ne dökülmekte buralara bolluk ve bereket vermektedir. Bu saydığım illerde 2 milyon insanın tarım yapamaması bir başka değişle  Ege’nin dağlarından yağ, ovalarından bal akan bereketli topraklarının kuruması tarımın yapılmaması, su bulunmaması, açlığı mahkum edilmesi demektir. Bana göre bu bütün Ege’yi başta Uşak’ı yok edecek bir olaydır. Onun için siyanürlü sistemle altın aranmasına karşıyım.” dedi.

Dünyaca ünlü ilaç firmalarının ilaç elde ettikleri ham maddeleri Murat Dağı’ndan topladığını söyleyen Klınç;” Yine araştırmalarıma göre sadece burada değil özellikle Uşaklıların çok gittiği Gediz’de bulunan kaplıcaların suyu da Murat Dağı’ndan gelmektedir. Eğer siyanürlü altın arama işlemi gerçekleşirse bu kaplıca sularına da karışacak. Bir başka ilginç ulaştığım bilgi Denizli’de bulunan Pamukkale’nin adını veren kayaları pamuk gibi yapan suyun da Murat Dağı’ndan gelmektedir. Uzman arkadaşlarım Pamukkale’nin sularının da artık siyanürlü olacağını ve oralarda da hayat hakkı kalmayacağını söyledi. Ne kadar önlem alınırsa alınsın siyanürlü havuzlardaki sular altın elde etmek için kayaların patlatılması sonucu meydana gelen tekte tonik sarsılmalarla deprem etkisi yapacak ve bu suların önlem alınmış havzalarda biriktirilmesi mümkün olmayacaktır. Ege’nin ve akarsularının yok olmaması ve bereketinin kurumaması için bütün kamuoyunu Murat Dağı’na sahip çıkmaya çağırıyorum.” şeklinde konuştu.

Emekli öğretmen Mehmet Çamcı Uşak’ın bir kışla dağı  deneyimi olduğunu, 900 metre rakımda olan kışla dağının oyularak yerin 300 metre altına inildiğini milyonlarca ton granit kayasının siyanürle parçalandığını ve altına dönüştüğünü söyledi. Halkın siyanürle altın arama işini istihdam olarak gördüğünü iddia eden Çamcı eğer Murat dağında siyanürle altın aranmaya başlanırsa bu bölgenin 300, 400 yıl karanlığa ,çöle sürükleneceğini ileri sürdü.  Çamcı; ” Şimdi altın arama şirketleri altın arayacakları bölgelerdeki köylülerle irtibat kuruyorlar. Yüksek işçilik bedeli öneriyorlar. Şimdi Türkiye’de asgari ücret 1500 lira ama bunlar 2 bin, 3 bin lira gibi rakamlar öneriyorlar, köylü zaten dışa bağımlı tohumlardan ekim yaptığı ve mazotun pahalı olmasından dolayı buna atlıyor.  Gelelim Siyanür’ün zararlarına. Siyanür doğada 260 gün boyunca dolaşabiliyor bu süreçte yağmur bulutlarıyla toprağa düştüğünde orada mobil halde yatmakta olan arseniği tetikliyor, arsenik siyanürün en az 10 katı daha zehirli. İkisi birleştiğinde o yerlerdeki bitkiler ve yer altı suları zehirleniyor ve insan sağlığında başta kanser olmak üzere, kadınlarda düşük gebelik , akciğer kanserleri, karaciğer kanserleri, mide kanserleri gibi bir sürü kanser hastalıklarına yakalanıyorlar.” dedi.

Murat Dağı’ndaki ağaçların kesilmesiyle ilkimin de değişeceğini iddia eden Çamcı konuşmasına şu ifadelerle son verdi; ” Murat Dağı’nın bölgemize getirdiği yağmur, kar bunlar kesilecek, endemik yapı bozulacak, ekolojik yapı bozulacak. Kısacası altın demek zehir demektir diye düşünüyorum”

HABER / BAYRAM KELEŞSAYFA 4 MAN muratdaği (15) SAYFA 4 MAN MEHMET ÇAMCI SAYFA 4 MAN muratdaği (7)

970 toplam okunma, 1 günlük okunma

Yorum Yap