“Vatanım Sensin” dizisinin Miralay Cevdet’i Uşaklı Viziri Hüseyin mi?

Kanal D televizyonunda 2 yıldır hepimizin gözyaşları ile izlediğimiz “Vatanım Sensin” dizisinin kahramanı Miralay Cevdet, Uşaklı Viziri Hüseyin olabilir.

Uşak’ın eski Güney Köyünden olan İngiliz üniforması ile Çanakkale Savaşına, Yunan forması ile Anadolu işgaline katılan bu gizemli Uşaklının yaşam  öyküsü, “Vatanım Sensin” dizisinin kahramanı Miralay Cevdet ile bire bir örtüşüyor.

Viziri Hüseyin’in torunlarından Mehmet Yaren, öz dedesi Osman’ın dedesi olan bu subayın tıpkı Cevdet gibi, işgalcilerin üniforması ile vatanın kurtulması için Osmanlı ordusu adına casusluk yaptığını aktardı. Osmanlı casusu olduğuna kendi çocuklarının  bile  inandırmadığını,  çocuklarının” gavur” olduğu gerekçesiyle cenazesine bile gitmediğini anlattı.

MİRALAY CEVDET KARAKTERİ GAVUR MÜMİN’DEN ESİNLENMEDİ

Kanal D de yayınlanan “Vatanım Sensin” dizisinde baş karakter olarak yer alan Miralay Cevdet’in hayali olduğu ve “Gavur Mümin “lakaplı bir Türk Subayının hayatından esinlendiği söylenir. Ancak Uşaklı ünlü gazeteci Yaşar Aksoy, Miralay Cevdet’in Gavur Mümin ile alakası olmadığını şöyle dile getirir. “Dizideki Cevdet, gerçekte, Mustafa Kemal’in Yunan Ordusu içindeki bir numaralı casusu Osmanlı Jandarma Yüzbaşı’sı Gavur Mümin’in (Aksoy) berbat bir kopyasıdır. Mümin Bey, Kurtuluş Savaşı esnasında İzmir’de değil, Atina’da Yunan Genelkurmayı içinde faaliyet halindedir. Son anda yakalandığı içi Kurtuluş Savaşı sonrasında esir Yunan Kumandanı Trikopis ile takas edilmiş ve yurda dönünce rütbesi albaylığa yükseltilmiştir. İzmir Balçova’daki mezarının üzerinde “Kurtuluş Savaşı’nın bir numaralı casusu” ibaresi vardır. Cevdet rolü, gerçek Mümin Efendi’nin şahsiyetini de incitmektedir.”

UŞAKLI VİZİRİ HÜSEYİN’İN ÖYKÜSÜ CEVDET İLE BİRE BİR ÖRTÜŞÜYOR

Dizideki Miralay Cevdet hayali bir karakter olduğuna ve usta gazeteci Yaşar Aksoy’un iddiasına göre “Gavur Mümin” adlı istihbarat subayı ile alakası olmadığına göre, bu hayali karakter kimin yaşamından esinlenerek yaratıldı?

Uşak’ın Eski Güney Köyünden olan emekli memur ve müzisyen Mehmet Yaren (55) dedesinin dedesi Muharrem Oğullarından Viziri Hüseyin’in Osmanlı casusu olduğunu, İngiliz ve Yunan subayı üniforması ile Çanakkale Savaşı ve Yunan İşgalinin kaldırılması sırasında büyük yaralılıklar gösterdiğini iddia etti. İşte torununun ağzından Uşaklı Miralay Cevdet’in öyküsü:

“Bize Eski Güney Köy’den Muharrem Oğulları derler. Sonra yarenler demişler. Benim öz dedem Mustafa köyde yaren diye çağırırlar. 1934 yılında soyadı kanunu çıkınca dedeme soyadı olarak yaren verilmiş ve biz yaren olmuşuz.  Mustafa dedem köyde 15 yıl muhtarlık yapmıştır.

Dedem Yaren Mustafa’nın babası  Viziri Hüseyin Uşak’ta medrese talebesiydi. Rahmetli dedem çok bilgili 2 metre boyunda iri yarı o zamanki akranlarına güreşte yenen babayiğit bir adamdı. Askere alındı.  Subay olarak 6 yıl askerlik yaptı. Osmanlı Rus Savaşı’nda 35-40 yaşlarında ihtiyat askeri olarak Osmanlı Ordusuna çağrılır. Osmanlı Ordusunda savaşırken Plevne savaşında Ruslara yaralı olarak esir düşer.

Orada yıllarca esir kalır (10 yıl) Ruslar, Fransız İngiliz vatandaşlığını kabul edenleri serbest bırakacaklarını söyler. Dedem İngiliz vatandaşlığını kabul eder. Kabul ettikten sonra İngiltere’ye gider. İngiltere’de evlenir . O zaman Osmanlı toprağı olan Atina’ya gelir. Köyde bir ailesi, Atina’da bir ailesi vardır.

Dedem Atina’dayken 1. Dünya Savaşı çıkar. O tıpkı “Vatanım Sensin” dizisinde olduğu gibi İngiliz Ordusu ile 1. Dünya Savaşı’na katılır. Hatırlı bir subay olarak İngiliz ordusunda yer alır ve Çanakkale Savaşında İngiliz üniforması ile Türklere karşı savaşmaya gelir. Ancak dedem İngiliz İstihbarat subayıdır. Aynı zamanda Osmanlı ordusunun ajanıdır. Sürekli Çanakkale savaşı sırasında Osmanlı ordusuna önemli bilgiler aktararak, İngilizlerin yenilmesinde büyük rol oynamıştır.

“BU KEZ YUNAN SUBAYI OLUYOR”

Çanakkale’den geri gittikten sonra tekrar Atina’ya gider. Sevr anlaşmasıyla Yunan istihbarat subayı olarak Ege Bölgesi’ne gelir. Yunan ile işgale katılır. Bu kez de Yunan ordusunun bilgilerini Kuvayi Milliye güçlerine aktardığı rivayet edilir.

Gediz ilçesine gelir. Daha önce Edremit’te ilk askerliğini birlikte yaptığı Mahmudo ile karşılaşıyor. Mahmudo dedemi tanıyamaz. Dede, “Ben Uşak’ın eski Güneyköyü’nden Muharrem Oğlu Sarı Hüseyin. Sen askere giderken tren paranı veren arkadaşınım” diye kendini tanıtır. Mahmudo da köye torunu Osman ile dedemi köyümüze getirir. Yunan, Uşak ve Gediz civarında iki yıl kalıyor. Dedem Yunan ordusunun köylülere eziyet etmesini önler. Dedem askerdeyken ebemiz vefat etmiştir.

Büyük Taarruz, başlamadan birkaç gün önce, “Toplar batıdan atılırsa Yunan gaiptir. Doğudan atılırsa Türkler galiptir” yorumunda bulunuyor.

Yunan ordusu yenilip köyümüzden çekilince torunu Osman ile kızı Topal Arzu’nun evinde yaklaşık bir hafta kalır. O arada Yunan da yeniliyor.

Büyük Taaruz’un başladığı sabah namaza kalkıyor ve  top seslerini duyar. Oğluna mektup bırakıyor. “Bu savaş biti Çok şükür biz galip geldik. Beni ararsanız Atina’da bulursunuz” diye yazıyor.

Cumhuriyet kurulduktan sonra oğlu Yaren dedeme Osmanlı ajanı olduğunu bildiren ve İstanbul’da yaşadığını belirten bir mektup gönderir. Yaren dedem, babasının gavur olduğuna ve Ege Bölgesini işgal ettiğine inanmaktadır. Bu nedenle mektubu dikkate almaz ve İstanbul’a gitmez.

Viziri Hüseyin dedem İstanbul’da vefat eder. Ben kendi dedelerimden duyduğuma göre Türk ordusuna hizmet ettiğini kanıtlayınca bu hizmetlerinin karşılığında kendisine İstanbul’da bir ev verildiğini ve emekli maaşıyla yaşadığı rivayet ederler.

Viziri dedemin 1935’li yıllarda 80 yaşlarında vefat ettiğini öğrendim.”

ÖZEL HABER / SALİH KILINÇ
yaren (7)

411 toplam okunma, 1 günlük okunma

Yorum Yap