Sağlık Bakanlığı'nın Uşak ve diğer illerdeki aile hekimlerine ve doktorlara sık sık yaptığı antibiyotik uyarılarını tarihe karıştıracak çalışma, Uşak Üniversitesi'nde yapılıyor. Uşak Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü'nde yapılan araştırmalara göre erkek arı larvasındaki bakterilerin antibiyotik etkisi yarattığı saptandı. Yaklaşık 1 yıldır devam eden çalışmalar, nihayete ererse önemli bir atılım gerçekleşecek. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Uşak Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuray Şahinler, "Çok yoğun antibiyotik kullanımına bağlı olarak bizim ülkemizde de maalesef ki antibiyotik direncinin geliştiğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla antibakteriyel aktivitesi olan bu ürünlerin antibiyotiklere eş değer etkinliklerinin bulunması anlamlı" dedi.
UŞAK ÜNİVERSİTESİ'NDEKİ UZMANLAR, ANTİBİYOTİKLERE EŞDEĞER BAKTERİLER BULDU
Uşak Üniversitesinde farklı bakteri türleri üzerinde yapılan çalışmalarda erkek arı larvasının (apilarnil) bakterilerin yok edilmesi ve çoğalmasını engellemede antibiyotiklerle eş değer etkiye sahip olduğu saptandı.Üniversitede, Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuray Şahinler öncülüğünde yaklaşık 1 yıl önce erkek arı larvasının bakteriyel hastalıklar üzerindeki etkisine ilişkin çalışma başlatıldı. Bu kapsamda meme başı iltihabı olduğu tespit edilen ineklerden alınan sütler üniversitenin laboratuvarında izole edildi, sütlerdeki bakteriler türüne göre ayrıştırıldı. Gelişimi engellenmek istenen bakterilerin bir kısmına antibiyotik bir kısmına da krem haline getirilmiş apilarnil uygulandı. Çalışma sonucunda erkek arı larvası uygulanan bakterilerde de antibiyotik uygulananlara eş değer sonuç alındı.
SADECE ÇİFTLEŞME İÇİN İHTİYAÇ DUYULAN ERKEK ARI LARVASI 1 İNSANA YETECEK TÜM BESİNLERE SAHİP
Laboratuvar ortamında yapılan çalışmalarla, erkek arı larvasının, canlılarda sağlığı olumsuz etkileyen 14 bakteri türünde benzer sonuçlar verdiği, antibiyotikler gibi hem bakterilerin çoğalmasını engellediği hem de yok ettiği belirlendi. Prof. Dr. Nuray Şahinler, Anadolu Ajansı'ndan Mehmet Çalık'a yaptığı açıklamada, 25 yıldır arı ürünleriyle ilgili çalışmalar yürüttüğünü söyledi. Arı ürünlerinin antioksidan ve probiyotik özelliklerinin bilindiğini anlatan Şahinler, son yıllarda genelde arı zehri ile ilgili çalışmalar yapıldığını kaydetti. Şahinler, sadece çiftleşme için ihtiyaç duyulan erkek arı larvasının daha sonra arıcılar tarafından kovanlardan toplanarak atıldığını, 7 ila 10 günlük erkek arı larvası apilarnilin arıcılar tarafından atık olarak görüldüğünü aktararak, oysa apilarnilin yetişkin bir insanın ihtiyaç duyduğu bütün besin maddelerine sahip olduğunu söyledi.
ARAŞTIRMA SONUNDA ANTİBİYOTİĞE EŞDEĞER GÜZEL SONUÇLAR GÖRDÜK
Laboratuvar ortamında bakteriler üzerinde bir grupta antibiyotik bir grupta arı zehri bir grupta apilarnilin etkisini test ettiklerini dile getiren Prof. Dr. Şahinler, "Aynı zamanda herhangi bir antibiyotik, arı zehri ya da apilarnil olmayan kontrol grubumuz da vardı. Kontrol grubunda bütün bakterilerin petriyi (laboratuvar kabı) kapladığını, üremenin geliştiğini görürken, diğer gruplarda hem antibiyotikte hem apilarnilde hem de arı zehrinde herhangi bir gelişmenin olmadığını, bakterilerin gelişimini inhibe (engellemek) ettiğini belirledik. Araştırma sonucunda antibiyotiğe eş değer çok güzel sonuçlar gördük." diye konuştu.
ERKEK ARI LARVASININ DOĞAL OLARAK TÜKETİMİNDE DOZAJI ÇOK İYİ AYARLAMAK LAZIM
Şahinler, son yıllarda dünyada antibiyotik direnci risklerinin sıklıkla dillendirildiğine değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Günümüzde antibiyotik direnci gündemde olan bir konu. 15-20 yıl içinde artık bakteriyel hastalıkların tedavi edilemeyecek hastalıklara dönüşeceğini, çok yoğun ve bilinçsiz antibiyotik kullanımına bağlı olarak bakterilerin mutasyonla beraber antibiyotik direnci geliştirdiğini biliyoruz. Bu konu gerçekten çok önemli. Ülkemiz dünyada antibiyotik kullanımında ilk üç sırada. Çok yoğun antibiyotik kullanımına bağlı olarak bizim ülkemizde de maalesef ki antibiyotik direncinin geliştiğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla antibakteriyel aktivitesi olan bu ürünlerin antibiyotiklere eş değer etkinliklerinin bulunması anlamlı." Erkek arı larvalarının, doğal olarak tüketilmesinde dozajının önemli olduğunu, aşırı kullanımının zararlı olacağını belirten Şahinler, ilaç formuna dönüşebilmesi için 4 fazın daha tamamlanması gerektiğini sözlerine ekledi.