Dr. Çetinkaya, kolon kanserinin risk faktörlerine dikkat çekerek, ailede kolon kanseri öyküsü, inflamatuar bağırsak hastalıkları geçmişi, daha önce kolorektal kanser teşhisi almış olmak veya adenomatöz polip tespit edilmesi gibi durumların riski artırdığını belirtti. Ailevi Adenomatöz Polipozis olarak adlandırılan FAP veya Lynch Sendromu gibi genetik geçişli hastalıkların da kolon kanseri gelişiminde etkili olduğunu ifade eden Dr. Ayşegül Merç Çetinkaya, kolon kanserinin belirtileri hakkında da bilgilendirmede bulundu.
DIŞKIDA KAN KOLON KANSERİNİN BELİRTİLERİNİN BAŞINDA GELİYOR
Dışkıda kan veya renk değişikliği, kabızlık, beklenmedik kilo kaybı, dışkılama alışkanlığında değişiklik, dışkılama sonrası tam boşaltım hissinin olmaması, karın ağrısı, demir eksikliği anemisi ve halsizlik gibi semptomlara dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Çetinkaya, , 50-70 yaş arasındaki kadın ve erkeklerin iki yılda bir gaitada gizli kan testi yaptırması ve 10 yılda bir kolonoskopi ile taramadan geçmesi gerektiğini belirtti.
ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYOR
Düzenli taramaların, hastalığın erken evrede tespit edilerek tedavi edilme şansını artırdığını söyleyen Dr. Çetinkaya, ameliyat, kemoterapi ve radyoterapi gibi yöntemlerle hastalığın kontrol altına alınması mümkün olduğunu belirterek, “İleri evrede bile uygun tedavi ile yaşam süresi uzatılabilir ve yaşam kalitesi artırılabilir. Kolon kanserinin ölüm riski, tanı konduğu evreye ve tedaviye verilen yanıta bağlıdır ve erken teşhis edilen vakalarda hayatta kalma oranı yüzde 90’a kadar çıkarken, ileri evrelerde bu oran yüzde 10 ila 20 seviyelerine düşebilir. Düzenli taramalar ve sağlıklı yaşam tarzı, kolon kanserinden korunmada önemli rol oynar” dedi.
Muhabir: ZÜLAL ÜNAL