Dünya Otizm Farkındalık Günü nedeniyle, Uşak Valisi Naci Aktaş, CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba ve Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Tarık Acar, birer mesaj verdi. Verilen mesajlarda otizmli çocukların toplumla uyumlu bir şekilde yaşaması için farkındalığın önemine dikkat çekildi. Konuyla ilgili bilimsel bir açıklama yapan İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hacer Nermin Çelen de otizmli bireylere yaklaşımda ebeveyn, psikiyatrist, konuşma terapisti ve eğitimcinin ortak bir takım çalışması yürütmesi gerektiğini belirtti.

UŞAK’TAN OTİZMLİ BİREYLER İÇİN FARKINDALIK ÇAĞRISI

Birleşmiş Milletler üyesi ülkeler tarafından her yılın 2 Nisan günü, dünya genelindeki otistik spektrum bozukluğuna sahip insanlarla ilgili farkındalık oluşturma amacıyla belirlenen özel bir gün olan Dünya Otizm Farkındalık Günü nedeniyle, Uşak’tan da bazı mesajlar verildi.

Uşak Valisi Naci Aktaş, Uşak Valiliği’nin resmi hesapları üzerinden yaptığı açıklamada, “Dünya Otizm Farkındalık Günü vesilesiyle otizme dair toplumsal farkındalığın ve duyarlılığın artırmasını temenni ediyor, otizmli çocuklarımızı kucaklıyor, otizmli vatandaşlarımıza ve ailelerine sağlıklı ve huzurlu yıllar diliyorum” ifadesini kullandı.

CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, sosyal iletişim ağı üzerinden, şu mesajı verdi: Otizm, her bireyin farklı bir dünyaya sahip olduğu bir spektrumdur. Her birimiz farklıyız ve bu farklılıkları kucaklayarak daha anlayışlı bir toplumda, hep birlikte, daha kapsayıcı ve sevgi dolu bir dünya için farkındalık yaratabiliriz”.

Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Tarık Acar da, “Herkesin farklı bir dünyada yaşadığını hatırlayarak, otizmli bireylerin hayatlarına daha çok dokunabilir, onlara destek olabilir; farkındalık, anlayış ve empatiyle, hep birlikte daha kapsayıcı bir toplum yaratabiliriz” dedi.

SON YILLARDA MEDİKAL TEKNOLOJİLERLE BERABER OTİZM HAKKINDA DAHA FAZLA BİLGİ EDİNİLDİ

Konuyla ilgili bilimsel bir açıklama yapan İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hacer Nermin Çelen, otizmin 19. yüzyıldan itibaren fark edilmeye başlandığını, 20. yüzyıla gelindiğinde ise otizmle ilgili yeni tanımlamalar yapıldığını aktardı. Çelen, Otizm Spektrum Bozukluğu ile ilgili 1946'dan sonra farkındalığın arttığını, kanıtların güçlendiğini, 1993'te ise resmi kabul gördüğünü vurguladı. Otizmin 2013'ten itibaren ise nöro farklılık ve otizm sendrom olarak DSM 5'te yer aldığını anımsatan Çelen, "Son zamanlarda medikal teknolojilerin kullanımı sonucunda otizm ile ilgili çok sayıda bilgi edinildiğini ve semptomlarının daha iyi belirlendiğini söylemek mümkün." ifadesini kullandı. Çelen, yeni olanaklarla otizmin nedenlerine ilişkin çalışmaların üzerinde çok durulduğuna işaret ederek, "Otizmin büyük bir yüzde ile genetik olduğu söylenmektedir. Genetik ve kromozomal alt yapısından söz edilmektedir. Otizmli bireylerin beyninde yapı ve işlevler normal bireylere göre farklıdır. Doğum sırasındaki komplikasyonlar, düşük doğum kilosu ve alerjenler, viral enfeksiyon, yiyecek alerjileri, bağışıklık sistemindeki anomali ve aşılar otizm nedenleri arasında sayılmaktadır. Yine de kesin nedenler olmayabilir. Nedenlerine ilişkin çalışmalar devam etmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

A A 20250404 37534949 37534948 O T I Z M L I B I R E Y L E R I N M U L T I D I S I P L I N E R Y A K L A S I M L A S O S Y A L L E S M E L E R I H E D E F L E N M E L I

OTİZMLİ BİREYLER BU BESİNLERİ TÜKETEMEZ!
Çelen, otizmin özelliklerinin üç başlık altında toplanabileceğini belirterek, bu başlıkları, "sosyal etkileşim", "iletişim", "davranış, ilgi ve diğer aktivitelerde sınırlı örüntüler" şeklinde sıraladı.
Otizmli bireylerin yönlendirmelere ayak uyduramadığına değinen Prof. Dr. Hacer Nermin Çelen, şöyle devam etti: "Diş fırçalama ve giyinme gibi gereksinimlerini yerine getirmekte zorlanır. Konuşmalarında tekrar (echolali) görülür veya reklamlardan duyduğu stereotipik sesler çıkarır, mizahtan ya da alaydan anlamaz. Soyut ve hayali aktiviteleri anlamaz, tepki verirken gülümseme ve baş sallama yapmaz. Beklenmedik güçlü sese ve ışığa aşırı tepki verirler. Mükemmeliyetçi dolayısıyla kaygılı oldukları da söylenir. Bu sıralananların hepsi otistik birey veya çocukta görülmez. Hatta çocuklukta otizm tanısı almamış yetişkinlerde de rastlanabilir." Otizmli bireylerin beslenme alışkanlıklarına değinen Çelen, "Süt ve buğday proteini yasaklılar arasında yer almaktadır. Taze meyve ve sebzeler, Omega 3, fındık, balık gibi gıdalar doktorlar tarafından önerilmektedir." bilgisini paylaştı.

Kaynak: ANADOLU AJANSI - HABER MERKEZİ